Yükleniyor

Teknoloji dünyasında metaverse, blockchain ve NFT odaklı yenilikleri ve gelişmeleri ele aldığımız haftanın özeti, “NFT, Metaverse ve Öteki Şeyler” ile karşınızdayız. İşte Habertürk’tenNecdet Çalışkan’ın hazırladığı öteki evrende haftanın öne çıkanları…

Dijital sanatın popülerleşmesiyle birlikte NFT’ler (Nitelikli Fikri Tapu) (NFT) bir yandan sanatçılar için daha fazla gelir getiren bir alan haline gelirken, diğer yandan siber güvenlik ihmalleri de artmaya başladı. 2022 yılında, NFT (Nitelikli Fikri Tapu) alanında dikkat çeken birkaç siber güvenlik ihlali vakası yaşandı. En son saldırılardan biri, Şubat 2022’de OpenSea’ye (bir NFT ticaret platformu) yapılan bir kimlik avı saldırısı yoluyla gerçekleşti.

Bir siber suçlu, kullanıcılara bir sözleşme imzalamaları ve cüzdanına kripto varlık göndermeleri için bir e-posta gönderdi. Çalınan toplam miktar 1.7 milyon dolardı. Siber güvenlik kuruluşu ESET, dijital dünyada yaratıcılığın güvenlik olmadan değere dönüşemeyeceğini, NFT’lerin de çalınabileceğini vurgulayarak, hem yaratıcılar hem de yatırım yapanlar için şu 3 temel uyarıyı paylaştı:

– NFT yalnızca o parça için benzersiz olan bir dosyaya gömülü bir dijital veri parçasıdır. NFT’li dijital bir eser kopyalanamaz. Bir NFT sanat eseri oluşturulduktan sonra, bir blokzincir üzerinde jetona dönüştürülür. Bu, sanatçının yarattığı parçanın yasal olarak sahibi olduğunu kanıtlar.

– Bir NFT satın aldığınızda, o sanat eserine sahip olur ve onunla istediğinizi yapabilirsiniz. Ancak alıcı, uyarlama veya çoğaltma hakkı gibi herhangi bir Fikri Mülkiyet Hakkına sahip değildir. Bu, yaratıcının münhasır hakkıdır.

– Ancak her dijital gelişme riskleri de beraberinde getirir. NFT’ler dijital ticaret platformlarında satılıyor. Bunlar çevrim içi mağazalara benzer şekilde çalışır. Bu platformlardaki güvenlik açıkları, genellikle geliştirme aşamalarında yetersiz güvenlik hususlarından kaynaklanır. Bu ihmaller, bir kez fark edildiğinde suçluların hedefi haline gelir. Kötü amaçlı kod içeren bir sanat eseri yükleyebilir, insanların hesaplarını çalabilir veya NFT’leri düşük bir fiyata alıp satarak kâr elde edebilirler.

Akbank Yatırım Hizmetleri, metaverse ile elektrikli ve otonom araçlar temalı fonları yatırımcılar ile buluşturdu. Ak Portföy geçen ay içerisinde bu sektörlere yatırım için 2 değişken fon ile beraber, 2 adet Anapara Korumalı Fonu Türkiye’de ilk kez yatırımcılara sundu. Verilen bilgiye göre Akbank’ın sunduğu bu fonlar bir ayda 150 milyon TL büyüklüğe ve yaklaşık 9 bin yatırımcıya ulaştı.

Tematik fonların yatırımcılardan büyük ilgi gördüğünü söyleyen Akbank Özel Bankacılık ve Yatırım Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Alp Keler, “Daha önce yatırımcılarımızı sağlık, alternatif enerji, turizm ve blockchain gibi temalar ile tanıştırmıştık. Şimdi de metaverse ile elektrikli ve otonom araçlar temalarını müşterilerimize sunuyoruz” dedi.

Metaverse ve otonom araç teknolojilerindeki hızlı gelişime paralel olatak Ak Portföy Metaverse ve Dijital Yaşam Fonu ile Ak Portföy Elektrikli ve Otonom Araç Teknolojileri Değişken Fon’unu sunduklarına değinen Akbank Yatırım Hizmetleri Bölüm Başkanı Evren Cantürk ise “Teknoloji gelişirken insanların hayatını değiştiriyor. İnsanlar günlük hayatta yapabildikleri her şeyi meta-evrenlerde yaparken daha fazlasını da bulabiliyor. Bu sebeple yatırım dünyası ve yatırımcılar için de bu teknolojileri geliştiren şirketler büyük önem kazanıyor” diye konuştu.

Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık kuruluşu KPMG’nin konutların, binaların ve şehirlerin dijitalleşmesinin sunduğu fırsatlara yer verdiği 2022 yılı “Real Estate + Real Innovation” raporunda, gayrimenkul sektörünü dönüştüren 10 dijital trend açıklandı. Araştırmada gayrimenkul sektöründeki 10 dijital trend şöyle sıralanıyor:

– Konut + Açık Platformlar: Akıllı konutlar için standartların ve sistemlerin çeşitliliği artmaya devam edebilir aynı zamanda ticari binalar için yenilikçi kullanım durumları oluşturabilir. Ancak tüm akıllı konut cihazları için hala evrensel bir standart oluşması beklenmiyor. Bunun yerine, birçok farklı protokol ve sistem rekabet etmeye devam edecek.

– Altyapı + Bağlantı: Yüksek performanslı altyapılar, binaların pazarlanabilir olma durumu ve artan kullanım gereksinimlerinin karşılanması için kritik bir başarı faktörüne dönüşüyor. Dijital altyapısı olmayan mülkler gelecekte pazar gereksinimlerini karşılayamayabilir ve bu mülkler değer açısından büyük olasılıkla kayıplara uğrayacak. Bu nedenle bina altyapısına yapılacak yatırımlar daha önem kazanıyor.

– Binalar + Veri: IoT ile donatılmış binalar, yalnızca yerinde yapay zekâ ve veri analitiği kullanılarak gerçekten “akıllı” hale gelebilir. Yapay zekanın (AI) kullanımı, verileri derinlemesine ve hassas bir şekilde yerinde işlemeyi mümkün kılarak akıllı binaların enerji kullanımı açısından daha verimli binalara dönüşmesini sağlıyor.

– Şehirler + Bağlantılı Hizmetler: Akıllı şehirler, büyük olasılıkla kamu altyapısının (kamu hizmetleri, trafik ve ulaşım) yönetimini daha da otomatikleştirecek ve genişletilmiş bir e-hizmet yelpazesi sunacak. IoT veya Hizmetlerin İnterneti (IoS) gibi teknolojiler, kamu altyapısını daha verimli hale getirme ve böylece akıllı şehir yolunda önemli faydalar yaratma potansiyeline sahip.

– ERP + Dijital Ekosistemler: Gayrimenkul sektörü değer yaratmak amacıyla benzersiz bir model oluşturmak için geleceğe yönelik çözümlere ihtiyaç duyuyor. Giderek daha fazla şirket temel iş yönetim sistemlerini modernize ediyor ve gayrimenkul yönetimi uygulamalarını dijital ekosistemlere entegre etmek istiyor. Şirketlerde veri yönetiminin bel kemiğini oluşturan modern kurumsal kaynak planlaması (ERP) sistemleri bu ihtiyaçları karşılayarak gayrimenkul yönetimi çözümlerinin dijital ekosistemini entegre ediyor.

– Sürdürülebilirlik + Blok Zinciri: Blok zinciri; merkezi olmayan, şeffaf ve geri alınamaz işlevselliği ile gayrimenkul sektöründe veri alışverişinde devrim yaratabilir ve büyük ölçekli çevresel ve sosyal veri setlerinin gerekli yönetimini sağlayabilir.

– İş Geliştirme + Otomasyon: Robotik süreç otomasyonu, yapay zekâ ve süreç madenciliği teknolojilerinin derin entegrasyonu, verimlilik için önemli bir etkene dönüşüyor. Hızlandırılmış karar verme süreçlerine, aşırı dijital bilgiye ve esnek çalışma modellerine yanıt olarak, süreçleri otomatik olarak analiz eden ve yürüten birleşik teknolojiler ortaya çıkıyor. Bunların kullanımı, veriye dayalı iş geliştirme için doğru koşulları yaratıyor.

– Veri + Bulut Bilişim: Şirket içi veri göllerinin yerini çoklu bulut ortamları ve tamamen mobil BT ortamları alıyor. Veri ambarlarının aksine, veri gölleri veri hacimleriyle ve özellikle IoT’nin veri yapısı ve sensör tabanlı verilerle daha iyi başa çıkabilir. Mobil BT ortamlarının temeli olarak düzenlenmiş çoklu bulut çözümleri, büyük olasılıkla şirket içi çözümlere üstün gelecek.

– Dijital Dönüşüm + Çalışanlar: Dijital yetkinlikler ve bu yöndeki kültürel değişimler, dijitalleşmenin hızı ve benzersiz satış imkanlarının gerçekleştirilmesi için çok önemli hale geliyor. Bir şirketin dijitalleşme seviyesi, şirketin ve çalışanlarının yeni teknolojilere uyum sağlaması ile orantılıdır.

– Siber Güvenlik + Veri Koruma: Bir siber saldırı nedeniyle artık erişilemeyen veya çalınan veriler, şirketin itibarına zarar vermenin yanı sıra varlığının devamı için de önemli bir risk oluşturabiliyor. Siber güvenlik ve veri korumanın artan önemi yeni, daha profesyonel yönetim rollerini de ortaya çıkarıyor.

Blok zinciri ve kripto para altyapı sağlayıcısı Binance, Fransa’da ‘Dijital Varlık Hizmetleri Sağlayıcısı’ (DASP) onayını alarak ülkede tescillenen ilk büyük global kripto para borsası oldu. Fransa’da finans piyasalarının düzenleyici kurumu AMF’ye (Autorité des Marchés Financiers) gerekli yasal kaydını gerçekleştiren Binance, ülkede dijital varlıkları elinde tutabilecek, alım, satım ve takasını etkinleştirebilecek ve onlar için bir ticaret platformu çalıştırabilecek. AMF tarafından verilen lisans, bankacılık sistemini denetleyen bağımsız otorite ACPR (Autorité de Contrôle Prudentiel et de Résolution) tarafından da onaylandı. Bu gelişmeyle Binance, Fransız borsa gözlemcisi AMF tarafından kayıtlı bir dijital varlık hizmet sağlayıcısı olarak listelenir hale geldi.

Etkili düzenlemelerin kripto paranın yaygın şekilde benimsenmesi için esas olduğunu ifade eden Binance CEO’su ve kurucusu Changpeng Zhao, “Fransız DVHS ve AML/CFT düzenlemeleri, kara paranın aklanması ile mücadelenin yanı sıra Fransa’da düzenleme altına girebilmek için gereken yüksek standartları ortaya koyuyor” dedi. Fransa’daki operasyonlarını ölçeklendirmeyi amaçlayan Binance, daha fazla altyapı gelişimi elde etmek için 250 kişiye iş imkânı sağlayarak, ekibini genişleteceğini duyurdu.

e-Apostil başvuru sürecinin hızlandırılabilmesi için PTT AŞ’nin Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı, Adalet Bakanlığı ve TÜRKSAT ile yürüttüğü çalışmalar sonuçlandı. Bu kapsamda e-Apostil hizmeti ile Apostil işlemleri elektronik ortamda güvenli elektronik imza ve zaman damgası ile gerçekleştirilerek e-Devlet üzerinden Adli Sicil Kaydı Belgesi için başvuru yapılabiliyor.

Vatandaşlar, www.turkiye.gov.tr ve www.eapostil.gov.tr adresleri veya e-Devlet mobil uygulaması üzerinden hesaplarına giriş yaparak tek ekran ile Adli Sicil Kaydı Belgesi oluşturup e-Apostil talebinde bulunabiliyor. Oluşturulan belgeler Lahey Konvansiyonu’na taraf olan 120’den fazla ülkede geçerli sayılıyor. Ayrıca e-Apostil belgelerinin doğruluğu hem www.eapostil.gov.tr adresinden hem de e-Apostil belgesinin üzerinde bulunan linklere tıklanarak veya belge üzerindeki karekod okutularak teyit edilebiliyor.

Metaverse ile birlikte aralanan yeni çağda içerik üretimi ve üreticilerinin önemine değinen dijital sanatlar ve NFT girişimcisi Filiz Dağ, bilim ve sanatın birlikteliğinin tüm çağlara aydınlanmayı, akılcılığı ve yaratıcılığı sağladığını ifade ederek, “Metaverse de bilim ve sanatın bir arada olduğu ve ilerleme sürecinin bu disiplinler ilişkiyle mümkün olacağı bir yer” dedi.

İçerik üretiminde Türkiye’nin, özellikle de İstanbul’un bir dünya üssü olabileceğinin, bu kabiliyete sahip iyi yetişmiş insan gücünün olduğuna işaret eden Dağ, içeriklerin bu çağda çok daha önemli hale geleceğini belirtti. Sanayi devriminden sonra, televizyonun icadıyla hayatlarımızın yüzde 10’luk zaman dilimini ekran seyircisi olarak geçirdiğimizi vurgulayan Filiz Dağ, “İzlediğimiz yabancı film ve çizgi filmler gibi içerikler, onları yapanların mesajlarını dağıtma metoduydu. Ardından 1990’larda internetin de gelişiyle ekranlara bağımlılığımız yüzde 20 daha artarak akıllı cihazlar ve sosyal medya ile yüzde 30’a ulaştı” diye konuştu.

Dağ, “Metaverse ya da daha doğru tanımıyla Web 3.0’ın üç sene sonra hayatlarımıza gireceğini düşünürsek, bu ekran yaşam veya sanal yaşamla, söz konusu oranın yüzde 60’a çıkacağı belirtiliyor” dedi.

Spot işlemler bazında dünyanın 5. kripto para borsası olan KuCoin, resmi olarak Türkiye’de Türkçe dil desteği ile faaliyetlerine başladığını duyurdu. 207 ülkeden toplamda 10 milyon kullanıcıya hizmet sunan şirket, 2017 yılında arz ettikleri KuCoin Token ile Token dünyası başta olmak üzere NFT, Web 3.0 gibi farklı alanlara yatırımlar gerçekleştiriyor. KuCoin Ventures ile kripto para altyapılarına, NFT platformlarına, oyun ve metaverse projelerine yatırım gerçekleştiren şirket, POKT, OVO, JZL Capital gibi 11 girişime yatırım sağlıyor. KuCoin Labs ile kripto para dünyasına ilişkin Ar-Ge, pazar araştırmaları ve analiz ekibi oluşturan KuCoin, Near, Kyros Ventures, Token Insight gibi partnerler eşliğinde 36 girişim ve ürün geliştirdi.

2018 yılından bu yana Türk kripto para yatırımcılarıyla etkileşimde olan KuCoin’in CEO’su Johnny Lyu, Türkiye yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi: “Türkiye kripto para dünyasında büyük etkisi olan ve yüksek hacme ulaşmış bir ülke. Türk yatırımcıların diğer ülkelerden çok daha farklı bir bakış açısı var. Buradaki yatırımcılar gelişen teknolojilere, farklı fikirlere ve yeni kripto paralara karşı çok daha sıcak yaklaşıyor. Bu da sektörün gelişimini bir ülke bazında çok önemli bir hale getiriyor.”

Finans ve teknoloji öncelikli alanlara yatırım yapan Hedef Holding’in geçen yıl yatırım yaptığıyerli girişim Artiox, dünya çapında soyut tablolarıyla ünlenen Türk ressam Ahmet Oran’ın 190×250 cm’lik ebatlarıyla en büyük eserlerinden olan 2009 tarihli eserini 250 bin TL değer üzerinden satışa çıkarıyor. Sanat yatırım platformu Artiox’ta listelenen sanat eserlerinin eksper onaylı, sigortalı ve her esere özel bir Token’ı bulunuyor. Yapılan açıklamaya göre ODTÜ Teknokent’te faaliyet gösteren ve ‘Sanat Yatırımı 3.0’ konseptine odaklanan girişimin son değerlemesi 2.5 milyon dolar. Artiox şu ana kadar değerlerinin toplamı 1.5 milyon TL olan 11 farklı eser arzı gerçekleştirdi ve yayına geçtiği günden bu yana 25 milyon TL üzerinde hacim gerçekleştirdi. Yerli girişimin arz ettiği eserler arasında ise Pablo Picasso, Devrim Erbil, Ahmet Güneştekin gibi sanatçıların eserleri yer alıyor.

Artiox Kurucu Ortağı Tuncay Dakdevir, sistem ile ilgili olarak, “Sanat eserini temsil eden token’lar, blok zincir üzerinde akıllı sözleşmede eşlendiği sanat eserinin değerini temsil ediyor” dedi. NFT gibi teknolojilerin yatırımcıların ilgisini çektiğini söyleyen Hedef Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Namık Kemal Gökalp ise “Online sanat pazarının büyüme oranının yıllık yüzde 110, hacminin ise 2021’in ilk 9 ayında 22 milyar dolara ulaştığını görüyoruz. Büyüme oranları tahminlerin üzerinde ilerliyor. Teknolojinin girdiği alanlar hızla değer kazanıyor” diye konuştu.

Cevap Yaz veya Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.